Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Evet, Washington’daki ikilik Esad’a zaman kazandırır. Hem Obama hem de Erdoğan karşılarına aldıkları gücü küçümsediler. Şimdiki durumda, IŞİD’e karşı neler yapılabileceğini tasarlayıp buna göre konumlanırken, Esad’ı devirmeye hazır olamayız, bunu yapamayız...’
Washington yönetimine yön veren önemli düşünce kuruluşlarından RAND Corporation’ın Avrupa Güvenliği Masası Şefi Stephen Larrabee ile söyleşimize devam ediyoruz. Larrabee söyleşimizin dünkü bölümünde, Türkiye’de bulunan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’in kötü giden ilişkileri toparlamak için geldiğini söylemişti. Telefon üzerinden yaptığımız sohbetimizin ikinci bölümünü dikkatinize sunuyoruz.
OBAMA MUHALEFETİ DAĞINIK
- Obama Suriye ve bölgede nasıl bir strateji izleyecek? Ve ara seçimlerden sonra çoğunluğu elde eden savaş yanlısı Cumhuriyetçilerle nasıl baş edecek?
Cumhuriyetçiler içinde bir birlik yok. Sizin devamlı duyduğunuz cumhuriyetçiler, başına buyruk bir şekilde bodoslama giden John McCain ve onun benzeri iki üç kişi. Ama bir de Cumhuriyetçiler’in diğer kanadı var, Tea Party, bu kanadın içinde ABD’nin dünyadan izole olmasını şiddetle savunan Rand Paul gibi cumhuriyetçiler de var. Dolayısıyla Cumhuriyetçi Parti, bir stratejiye sahip olabilmek için uygun bir konumda değil.
Tüm yaptıkları iş Obama’yı zor durumda bırakmak. Ve ne olursa olsun geçirilecek yasaları engellemeye çalışıyorlar. Bunların hepsi iç politika ile ilgili meseleler.
Yani şöyle bir düşünceye kapılmamanız lazım; cumhuriyetçiler güçlendi diye McCain’in savaş yanlısı başıbozuk çizgisi hakim olacak diye bir şey yok. McCain fazla bir şey temsil etmiyor, tabii ki gözü kara, yapılması gerekenler konusundaki düşünceleri herkesten daha net. Onun gibi birkaç kişi daha var, bunlar eleştirel yaklaşan insanlar ve uluslararası sempati ve destek topladıkları da oluyor. Ama partinin geneli yalnızca Obama’ya karşı ve ona birçok konuda engel olmaya çalışmanın ötesine geçmiyorlar.
Tabii Obama önümüzdeki iki yıl içinde uyumlu bir dış siyaset belirleme konusunda da zor günler geçirecek. Ama karşılaşacağı asıl büyük savaş meydanı iç siyasette olacak.
Mesela göçmen yasası... Patlamaya hazır bir bomba; bu mesele cumhuriyetçileri gerçekten kızdırıyor ve Obama’ya karşı savaş sebebi olarak görülüyor. Yani Obama o kadar da iyi bir konumda değil.
GÜÇ DENGELERİ DEĞİŞİYOR
- Yani ara seçimlerinden sonra Washington’da güç dengeleri değişecek...
Evet kesinlikle değişecek.
- Peki Obama’nın dış politikası da değişecek mi?
Hayır, herhangi bir değişikliğe gideceğini düşünmüyorum. Ama tabii Obama’yı, önceki döneme göre çok daha zor zamanlar bekliyor. Ancak bu durum dış politikadaki ana hatları değiştirmez. Dış politikadaki uyumlu gidiş konusunda bir sıkıntı yaratabilir. Sonuçta kongrede cumhuriyetçilerden yana çok büyük baskı yiyecek. Ama söylediğim gibi, bu baskı öncelik olarak IŞİD’e yönelmesiyle ilgili olacak.
Yani Obama bundan sonraki 2 yıllık sürece bakacak olursak çok cesur adımlar atamayacak, yeni girişimlerde bulunamayacak. Bunlar tabii dış politikayı etkileyen konular değil. Bu daha çok ABD’nin iç meseleleriyle ilgili sorunlar yaratacak. Güç dengelerinde değişiklik getiren bu durum daha fazla “paralelizm” getirecek, değişik kollar yükselecek. Bu da Obama’nın girişim kabiliyetine darbe vuracak.
ESAD'I KÜÇÜMSEDİLER
- Eğer Washington’da bir birlik olmazsa, bu Esad’a zaman ve güç kazandırmaz mı?
Evet bu doğru... Yani güç kazanır denemez ama -biliyorsun- hem Obama hem de Erdoğan karşılarına aldıkları gücü küçümsediler. Obama’nın da isyancıları silahlandırması gerektiği yönünde eleştiriler vardı. Bu pek gerçekçi durmuyor.
Ama işin gerçeğine bakılırsa, IŞİD’e karşı neler yapılabileceğini tasarlayıp buna göre konumlanırken, Esad’ı devirmeye hazır olamayız, bunu yapamayız... En büyük mesele bu!
ABD IŞİD ile başa çıkabilmek için yeni bir girişimle ortak bir IŞİD karşıtı cephe yaratmak istiyor, böylece bölgedeki önemli müttefiklerin bu cepheye hem füzelerle havadan, hem de sahadan katılmasını umuyor. ABD için şu an bir ilerleme sağlamak çok güç çünkü ABD bunların her ikisini birden yapmak durumunda kalıyor.
Amerikan Kongresi’ne bağlı bazı isimler ABD’nin karadaki gücünü tamamen geri çekmek yönünde baskı yapıyor. Diğer taraftan da “gelişmelerle ilgili endişeleniyorsan bir şeyler yapmalısın” diyenler var. Kongredeki yaklaşımlar şu an dediğim gibi Obama’nın her adımını engellemeye yönelik. Kara gücü göndermemek için Irak ve Afganistan’dan geri çekilme örneklerini verenler var. Tabii bunun karşsında, Musul’u IŞİD’in elinden kurtarmak için kara gücü göndermekten yana olanlar da var.
EĞİT-DONAT YOK TSK ETKİLİ
- Washington’dan, “Türkiye söz verdiği halde” ÖSO benzeri terör örgütlerini silahlandırıp eğitmediği yönünde tepkiler var. Dempsey’in gelişiyle bir anlaşma sağlandı mı?
Bu yönde herhangi bir şey görmedim. Ama mesele İncirlik hava üssü. Türkiye bu üssü kullandırmaya pek yanaşmıyor. Aynı zamanda IŞİD’in sınırdan geçiş yapmasını engelleme ve
Barzani’ye bağlı KRG Kürtlerinin Türkiye topraklarından geçişlerini arttırma talebi var. Bunun yanında da yeni girişime Türkiye’nin de katılmasını sağlamak meselesi var. Ama ziyaretin ılımlı muhalefeti eğitmek ile ilgili olduğunu düşünmüyorum.
- Türk Ordusunun Erdoğan’ın kararlarında bir etkisi olduğunu düşünüyor musunuz?
Ordunun Erdoğan üzerinde belirli bir etkisi olduğundan eminim. Ama sonuçta son kararı verecek olan Erdoğan’dır.
'PKK TERÖR LİSTESİNDE KALIR'
- Mehmet Ali Şahin aynı konuşmasında ABD’nin PKK’ya “sizi terör listesinden çıkarabiliriz” şeklinde söz vermiş olabileceğini belirtti. Washington’da bu yönde bir tartışma var mı?
Washington’un böylesine bir karar alacağını hiç sanmıyorum. ABD bu tür müzakerelerde yer almaz. ABD’nin böyle bir karar alması için de ayrıca ortada bir neden yok. Olsa bile bunu Türkiye’ye danışmadan hem yapamaz, hem de yapmaz. Türkiye tabii ki buna yekten karşı çıkacaktır. Böylesi bir durum ilişkilerde çok ciddi kırılmalara neden olur. Ve bence Washington, Türkiye ile şimdiki durumda kesinlikle işbirliği yapmak ister. Bunun olmulu hiçbir etkisi olmaz. Türkiye kendisi onay vermediği sürece, ABD kendi başına hareket edip böyle bir karar almaz.
'KÜRT KORİDORU MÜMKÜN DEĞİL'
- Peki Washington çevrelerinde PKK’yı terör listesinden çıkarmak isteyen insanlar var mı?
Yani “PKK’yı listeden atalım” diye bir şey duymadım. Bunun olabilmesi için tek koşul bana göre şu; Türkiye ile PKK arasındaki müzakereler bir yere varır, bunun sonucunda Türkiye’yi de tatmin eden bir anlaşmaya varılır. Ve bu sorunu çözen Türkiye’nin de onayladığı bir karar olacağı için, ancak böyle bir durumda evet, ABD böyle bir adım atmak isteyebilir.
Ama Türkiye’nin fikri alınmadan asla tek taraflı olarak böyle bir karar çıkmaz.
- Bir Doğu Akdeniz’e ulaşacak bir Kürt koridorundan da söz ediliyor. Sizce bu mümkün mü?
Şu an nereden olabilir diye bakabileceğim bir harita yok elimde ama bunun pek mümkün olmayacağını düşünüyorum.
- Yani Barzani’nin hakimiyet alanını Akdeniz sahillerine doğru uzatabilmesini olası bulmuyor musunuz?
Yani günün birinde olmaz diye bir şey söylemiyorum. Ama ben bu meseleyi temel ve büyük bir sorun ve öncelik olarak görmüyorum.